durmadanadrian:

yara çok.
uyuyunca geçmeyen yaralar var.
kesik kesik ağlayanlar, bunu anlar.
karanlıktan korkan, köpekleri sevenler,
tamamlanmayanlar
tamamlanmayacaklar.
soğuk bir rüya gibi gezenler
duasız kalanlar, bunu anlar.

(via seninkalbinevimdir)

life-wise-girl:

Percy: hey wise girl do you know what bees make?

Annabeth: honey?

Percy: yes sweetheart?

Annabeth: *blushes* Percy you dork!

-

Will: hey babe, you know what bees make?

Nico: some stupid annoying sound, what the fuck do you want?

lesoleildhiverr:

bir şeyleri uğurlamayı öğrenmezsem nasıl büyürüm? 

camlarıma hafif bir yağmur vuruyor bu gece, bütün evi temizledim, güzel yemekler hazırladım, keyifle yedim. Son günlerim hep bu şekilde geçiyor, ancak akşamın bir saatinde çöken hüznüme engel olamıyorum. İçimin neye burkulduğunu bulabilsem, belki de iyileştirebilirim onu.

Kalbimi kırabilecek şeylere bakıyorum sonra, içimde tuttuğum, gitmesine izin vermediğim onlarca öfkeye, kırgınlığa. Üstelik çoğu bana bile ait değil. Binlerce anının, acının, yaranın yasını sahipleri unutmuşken ben bir nöbetteyim sanki. 

bırakmanın zamanı şimdi, eskileri uğurlamanın, kalbimin üstündeki ağırlıklardan kurtulmanın, ben olmanın, benle tanışmanın ve benimle barışmanın. 

uğurlamazsam, büyüyemem diyorum kendime bu gece.

veda edelim ki, yeni yollar yaratalım.

veda’ya.


Indy Theme by Safe As Milk